Yazmak çok özel bir hayat şekli gerektiriyor. Normal bir hayat yaşayan bence yazamaz, yazan da normal hayat yaşayamaz… Orhan Pamuk’un romanları bir yerden sonra mesela bu yüzden çok sıkıcı oluyor bence. Bu kadar da sıkıcı bir yazar dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız. Yaşanmamışlık var bazı romanlarında, entellektüel, hassas burjuva erkeğinin iş ve düzen hırsı ile yazılmış romanları olarak karşımıza çıkıyor onun romanları… Ama ikisini aynı anda yapmaya da imkan yok… Gerilim…gerilim…grlm… Yaşam ile yazmak arasında hep bir gerilim olacak bence. Asıl konuya dönelim. Arada yazamadığım çok konu var ama yine de konuları toparlamam lazım geçenlerde bayramdı. Eskiden bayramlardan hiç haberim olmazdı. Tesadüfen öğrenince de, üzülürdüm. İçim cıız ederdi. Şimdi de içim sevinç dolu değil, artık çocuk değilim, kimse bana yeni elbiseler almıyor Bayramlar da alan olsa da, çocukluğumdaki sevinç ile bir olabilir mi hissedilen ? Olamaz. Biz Türkler her konuda zilliz! Evet, bunu iddia ediyorum. İslam Araplar üzerinden Türk kavimlerine geçti. Bu biliniyor. Ama madem başka bir dilden bir şey ithal ediyorsun, bari araştır,incele, doğrusunu öğren. Yok biz Türkler okumadan her şeyi biliriz. Araştırma, kafa karıştırma ile aynı manaya gelir çoğunlukla.İslami bayramlar konusunda bile kültür farklılıkları öne çıkıyor multikültürel ortamlarda. Tabii bunlar multikültürel ama akademik olmayan ortamlar, ki bu da bence çok önemli.
Tiksinti aklımda olan kelime idi. Geçenlerde TV de Ankara da bir gece kulübünün kapatıldığı ve yerine abuk bir kebapçının geldiği ve şu anda Türkiye de yönetimde olan kesimin oradaki bardaklardan daha evvel o bardaklarla alkol içildiği gerekçesi ile tiksinti duyduğu gibi haberler çıktı. Bütün bunlar doğru ise gerçekten durum vahim demektir. Politik olarak bir abeslik ve saçmalık olmakla beraber olay beni psikolojik olarak ilgilendiriyor. Hatta üşenmedim internette tiksinti üzerine ufak bir Google amcaya arattırdım. Beni haberin son kısmı ilgilendiriyordu. Efendim daha evvel alkol içilen bardaklardan su içmek istemeyenler varmış. Bu alkole karşı irrasyonel bir tiksinti belirtisi oluyor benim için. Bunun din ile alakası yok bence. Din ile tabii ki kültürel ve tarihi anlamda ilgisi var, ama olay tamamen sosyolojik olmuş durumda. En başından beri Türkiye’de Necmettin Erbakan gibilerin başlattığı dinci küçük burjuvanın politik çıkışını ve daha sonra Erdoğan ile işbirliği yapan büyük sermayenin ben Türkiye’de en ufak bir şekilde din ile ilişkisi olduğunu düşünmüyorum.
1 Temmuz 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder